12 Kasım 2009 Perşembe

Bu


Saçlarımın kıvırcığıyla oynadın ya o akşam daha güzeldi gece, daha güzeldi ayın gökyüzünde duruşu. Sanki ay gökyüzünü süslüyordu ve biz de onun yansımasıydık yeryüzünü süslüyorduk. Bulmuştuk ne bulunması gerekiyorsa. Bir ismi yoktu bunun çünkü herşeye özdeş, herşeyi kapsardı -bu- dediğimiz. Adının olmayışı rahatsız etmezdi, bilmemiz gerekenleri bilirdik ve sorgulmazdık gerisini. Tomurcuk dedim sonra ben sana. Tomurcuk, huzur dolu tomurcuk.
MART 2001


3 Kasım 2009 Salı


Tüller içinde bir kadın, su gibi akıyor dünya üzerinde hiç durmadan. Zaman gibi hızlı ama acımasız değil. Aşık bir kadın akıyor su gibi dünya yüzeyinde. Aşık kadının ayakları var; ince, uzun. İşte o ince uzun ayaklar suya değiyor ya kimi zaman, ben o zamanları seviyorum. Selvi ağaçları altında, yeşil gölün suyuna değiyor ayakları. Halkalar bırakıyor suda ve benim kafamda. Onun kafasında sevdası, sevdalı başındaysa çiçekten tacı.


İnce Uzun Ayaklı Kadın OLuyorum Bugün ve Suya Değiyor Ayaklarım...

10/08/2009

Nymphe/ İzmir